Oha beyler, DESURA yayınlanmış!

Efendiler!
Bu gün, Indie piyasası için ne kutlu bir gündür!
Zira, uzun zamandır beklediğimiz Indie oyun dağıtım platformu Desura, artık bizlerle!

-Eheh, çok sevindim ya.

Desura, Indie oyunların ve modların Steam'i denilebilecek bir platform. Aslında, temelde, oyun dağıtım platformlarından ayrıldığı tek nokta, sadece bağımsız yapımları hedefliyor olması. Ama diğer oyun dağıtım platformlarından farklı olarak, sadece oyuncuları değil, yapımcıları da hedef aldığı için, modlanabilir ticari oyunların ve oyun motorlarınının da dağıtımını ve geliştirme araçlarını kullanıcılarına ulaştırma görevini üstlenmiş durumda. Üstelik, modlarınızın ve bağımsız oyunlarınızın Desura üzerinden dağıtımını yapmak oldukça basit, etkili ve kazançlı görünüyor.

Bunların yanında, arkadaşlarınızla iletişebildiğiniz sosyal bir araç olma özelliğini de taşıyan Desura, pek yakında hepimizin bilgisayarının vazgeçilmez bir parçası olacak.

Şuradan:
http://www.desura.com/
(Bendenizi Methadone nickiyle bulabilirsiniz)

Humble Indie Bundle 2!

Indie piyasası için 2010 yılının en hatırlanası olaylarından biri olan Humble Indie Bundle, yılbaşı için geri dönüyor.
Bu seferki pakette, bu senenin en muhteşem oyunları var: Braid, Cortex Command, Machinarium, Osmos, ve Revenge of the Titans (Allah'ım sayarken bile heyecanlandım lan!)


Bir öncekinden daha da muhteşem oyunlardan mütevellit paket, yine "Ne kadar istersen öde" sistemiyle çalışıyor. Pakedi neredeyse hiç para vermeden de almak mümkün, lâkin Indie'cilik ahlakının sizi bundan alıkoyması gerekir :).


Yeni pakede şuradan:
http://www.humblebundle.com/
(Site yoğunluktan dolayı açılmıyor olabilir)

Global Game Jam 2011 başvuruları açıldı!

2011 Ocak'taki Global Game Jam'e katılacak mekanların başvurularının tamamlanmasının ardından, katılımcı alımları da başladı.

2010 GGJ'sine katılan adayların bu seneki yarışmaya kaydolmak için sitedeki hesaplarına giriş yapıp Profil bilgilerini güncellemeleri yetiyor. Bu sene ilk kez katılmak isteyenlerin ise, GGJ'nin resmi sitesine kayıt olup, site üzerinden katılmak istedikleri GGJ'ye başvuru yapmaları gerekiyor.

Bilinçli ilk başvurusunu, bu yazının yazıldığı sırada bizzat benim tarafından alan GGJ 2011, Türkiye'de yine, sadece ODTÜ Teknokent (Ankara) tarafından düzenleniyor. ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde yapılacağı belli olan yarışmaya şehir içinden ulaşımın nasıl olacağı ve diğer detayların yakında GGJ Türkiye sitesinde açıklanması bekleniyor (Ben bekliyorum bir tek).

Başvuru için yarışmanın resmi sitesine şuradan ulaşabilirsiniz: http://globalgamejam.org

GGJ 2011 İçin Start Verildi

Global Game Jam her yıl bütün dünyada birçok farklı merkezde oyun geliştiricilerin bir araya gelip bütün yaratıcılıklarını konuşturdukları çok harika ve eğlenceli bir etkinliktir. Ki zaten bizim blogumuzu takip ediyorsanız Global Game Jam'in ne olduğunu bilmeme olasılığınız bayağı düşük. Ama o inanılmaz küçük olasılığın gerçek olması durumunda neden bahsettiğimi anlamayın diye ufak bir açıklama yapma gereği duydum. Ya da yazıyı gereksizce uzatmak için bahaneler uyduruyorum, siz karar verin :).

Neyse efenim, biz burada olmayacak mı, ne zaman olacak, ses çıkmadı hala kimden, yoksa? vs. diye endişelenirken sonunda Metutech-Atom'dan ses çıktı. 28-30 Ocak 2011 tarihlerinde bu sefer Odtü Kültür Kongre Merkezinde düzenlenecekmiş. Buyrun direk orijinal metin burada:

Türkiye’de ilk defa 2009 senesinde ODTÜ Teknokent ve METUTECH-ATOM (Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi) tarafından düzenlenen Global Game Jam 2011, bu sene yine ODTÜ Teknokent ve METUTECH-ATOM tarafından düzenlenecektir.

Geçtiğimiz sene 39 ülkeden 138 merkezin katılımı ile gerçekleştirilen 48 saatlik uluslararası oyun geliştirme maratonuna 4000’den fazla geliştirici katılmıştır ve toplamda 900 oyun ortaya çıkmıştır. GGJ-2010 Türkiye ayağı 64 geliştirici ile gerçekleştirilmiştir ve geliştirilen 19 oyun ile Türkiye dünya sıralamasında 4. olmuştur.

28-30 Ocak 2011 tarihinde ODTÜ-Kültür Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan GGJ-2011 Türkiye için ODTÜ Teknokent ve METUTECH-ATOM hazırlık çalışmalarını başlatmıştır ve daha başarılı bir organizasyon olması için ortaklık yapısı ile ilgili görüşmelere devam etmektedir. Gerçekleştirilen görüşmelerin sonlanması ile birlikte tüm katılımcıların ve oyun geliştiricilerin GGJ-2011 Türkiye hakkında bilgilendirilmeleri basın ve internet yolu ile sağlanacaktır.

Hasan İmge Çelik - ODTÜ Teknokent

Elude

Bu gün incelemek için seçtiğim Elude, aslında maşayla tutulması gereken, oldukça ağır bir eser. MIT bünyesinde çalışan Gambit adlı deneysel oyun ekibi tarafından hazırlanmış olan oyunun hedefi, psikolojik bunalım halini, hayatlarında hiç böyle bir deneyim yaşamamış insanlara eğretileme ile aktarmak. Böylece, bunalımdaki insanlarla empati kurulmasını kolaylaştırmak. Bu sebepten bir bilimsel çalışma da sayılabilir.

Oyun aslında sade bir platform oyunu. Lakin sadeliğini görsel ve işitsel elemanlarla tamamlayıp, oldukça ilgi çekici bir deneyim yaşamamızı sağlıyor. Senaryosunun çizgisel gibi görünmesine karşın, oyunun gidişatını etkilemeniz mümkün. Oldukça iyi tasarlanmış bölümler ve geçişler, bunalımdaki bir insanın ruh halini, duygusal dalgalanmalarını ve dayanıksızlığını gayet iyi betimliyor. Özellikle ruh hali için tasarlanan etmenler çok başarılı. Görsel olarak yakın zamanda piyasaya çıkan Limbo'dan etkilendiği belli olan oyunun ses tasarımı da takdire şâyan.

Etrafımızın gri yağmur bulutlarıyla sarıldığı bu günlerde, oyunun etkisinden hemen kurtulamamanız olası.

Bu yazıya tıklayarak oyuna erişebilirsiniz.
(Oyunun yükleme ekranını görmek için biraz beklemek gerekebilir.)

OyunGeliştirici.Org Oyun Kapışmaları

Habersiz çıktığımız tatil sona erdi ve yeniden yazmaya başladık MarvIndie'ye. Yine eskisi gibi sık sık yeni haber ve incelemeler bulabileceksiniz MarvIndie'de. Ayrıca bir değişiklik olarak blog'a yeni yazarlar arıyoruz. Detayları daha sonra Kabraxis başka bir yazıda açıklar. Zaten bu yazının konusu yazar ilanımız değil ama blog'ta yazmak isteyen arkadaşlar varsa Kabraxis'in yazısını beklesin.

Gelelim asıl konuya. Oyungeliştirici.org adresi şu anda internetteki en düzgün Türkçe oyun yapım kaynağı olarak sıyrılmakta. Forumlarında da ara ara ufak oyun yarışmaları düzenliyorlar (Üçüncü kişi gibi yazsamda aslında organizasyonda yine ben varım :)) . İlk yarışmayı Temmuz ayında gerçekleştirdiler. 2 hafta süren yarışmadan 7 oyun çıktı. Oyunlara bu adresten ulaşabilirsiniz.

Şimdi de Kasım ayı yarışması düzenleniyor. Bu sefer süre 1 ay ve katılımın çok daha yüksek olması bekleniyor. Bizde merakla ne gibi güzel oyunlar çıkacak bekliyoruz. Yarışmanın forum başlığına buradan ulaşabilirsiniz.

Windosill

Windosill, uzun zamandır oynadığım en iyi Bulmaca oyunlarından biri. Flash'ın 3D özelliklerinin de yoğun olarak kullanıldığı oyunun her bölümünde, minik trenimizin bir sonraki bölüme geçmesini sağlayacak 'anahtarı' bulmaya çalışıyoruz. Tamamen mouse ile, hiç bir arayüz öğesi kullanılmadan oynanan oyun, arayüz eksiğini oyuncuyu görsel olarak yönlendirerek çözmüş. Bulmaca tasarımlarının fevkalade güzel olduğu oyunda, sesler de gayet iyi kullanılmış. İnteraktivitenin had safhada olması da, bulmacayı çözerken epey eğlenmenizi sağlıyor. Oyunun tek eksiği, kısa olması.

Oyunun tarayıcı versiyonunda, oyunun yarısına denk geldiğini tahmin ettiğim 4 bölüm oynayabiliyorsunuz. Tam versiyonuna ise 3$ ödeyerek sahip olmanız gerekiyor.

Oyuna şuradan erişebilirsiniz.

Düşündüren Oyunlar Kısım 2 - ImmorTall & I Can Hold My Breath Forever

Düşündüren Oyunlar kısmımızın ikinci bölümünde, iki flash oyununa hızlıca, ve fazla spoeiler vermeden göz atacağız.

Oyuna Bu Linkten Ulaşabilirsiniz
Oyunlarımızdan ilki, ImmorTall, ilk bakışta oldukça tekdüze görünen, ama aslında çok iyi işlenmiş bir kurguya sahip bir eser. Oyunda omuzlarının üzerinde aniden büyük bir sorumluluk bulan kırgın ve yaralı bir uzaylıyı yönetiyoruz. Oyun, başından itibaren içimizdeki "iyi insan"a seslenerek bizi yönlendiriyor. Ama aslında her şeyin çok farklı olabileceğini farketmeniz, oyunu ilk bitirişinize denk geliyor. Oyunun sahip olduğu sanatsal bütünlük, aktarmak istediği duyguları ifade etmekte oldukça başarılı



Bu Oyuna da Bu Linkten. Hmm.
I Can Hold My Breath Forever, aslında "On Saniye Temalı Oyunlar" yarışması için yaratılmış. Suyun altında sadece on saniye tutabildiğimiz nefesimizle ilerlerken, nefes almak için durduğunuz tünellerde, öncülünüzün size bıraktığı notları okuyup onun hikayesini öğreniyorsunuz. Oyun kısa süre içinde 'nefes tutma yarışı' havasından sıyrılıp, oldukça ilgi çekici bir hikayenin aktarıcısına dönüşüyor.

Düşündüren Oyunlar Kısım 1 - Loved & I Wish I Were The Moon

Marvindie'de Ragnor'la girdiğim "iki günde bir yeni yazı" iddiasını anında kaybetmiş olmamın üzerinden henüz bir hafta geçmemişken, yepyeni bir yazı dizisi ile karşınızdayım. Bu yazı dizisinde, bizi hayat üzerine düşünmeye, ya da aslında sadece düşünmeye iten sanat dolu Indie oyunlara göz atacağız. Hedef bu en azından.

Dizimizin ilk kısmında iki oyun birden inceleyeceğiz: Loved ve I Wish I Were The Moon

Oyunlardan ilki, Loved, Alexander Oceas'ın tasarladığı bir platform. Hikayenin başından itibaren sizi yönlendiren oyun, otoriter bir iradenin sizi ne kadar çok sevebileceğini anlatmaya çalışıyor. Oyunda ilerledikçe, mutsuz anılarınıza gömülüp kalmanız mümkün. Oyunun grafikleri alabildiğine sade, kontrolleri ise çok basit. Hikayenin sunum tarzı ise muhteşem. Buradan oynayabilirsiniz.

I Wish I Were The Moon ise, temeli Italo Calvino'nun "Distance of the Moon" (Ay'ın Uzaklığı) adlı kısa öyküsüne dayanan basit bir bulmaca. Oyunda, çektiğimiz fotoğraflarla "bir şeyleri değiştirerek", oyunun sekiz sonundan birine ulaşmaya çalışıyoruz. Oyunu bitirmek kısa sürse de, etkisinden kurtulmak uzun sürüyor. Sevginin sonsuz hüznünden küçük bir parçayı olabildiğince güzel tasvir eden, sakinleştirici bir etkiye sahip. Onu da buradan oynayabilirsiniz.

Road Gangs

Road Gangs post-apokaliptik Amerika'da geçen araç tabanlı bir rpg oyunu. Oyun Blackwater Games adında yeni bir geliştiriciden geliyor. Yepyeni bir indie geliştiricinin bir anda bu tarz oldskool bir oyunla ortaya çıkması beni oldukça sevindirdi.

Oyunda çetenizle birlikte ülkenin dört bir yanındaki şehirlerde gizlenmiş olan nükleer bilim adamlarını bulmaya ve onlarla birlikte bir grup nükleer siloyu etkisiz hale getirmeye çalışıyorsunuz. Araç savaşları gerçek zamanlı ama duraklatılabiliyor. Oyunda sizi 23 farklı araç, her araç için sürüyle upgrade olanağı ve keşfedilecek 50 şehir bekliyor.

Oyun şimdilik sadece Windows'a çıkmış olsa da geliştiricinin söylediğine göre Mac versiyonu yoldaymış. Oyunun fiyatı ise $24.95 . Siz yine de önce demosuna bir göz atın ve son kararınızı öyle verin.

Ultima IV Part 2: "Dude, Where's My Avatar?"


Ultima IV efsanei rpg oyunlarından biriydi. Bugün bile etkisi dünyanın her yerindeki oyuncular üzerinde hissedilebiliyor. Öyle ki birileri oyuna olan hayranlıklarından dolayı Ultima 4 için bir parodi oyunu yapmışlar. Ultima IV Part 2: "Dude, Where's My Avatar?" oyunu Adventure Creation Kit ile yapmışlar ve orijinal oyunun grafiklerini kullanmışlar. Görebildiğim kadarıyla eğlenceli bir oyun olmuş. Daha indirip oynama fırsatım olmadı ama yine de sizi haberdar edeyim dedim. İyi oyunlar!

Consoul [Video]



Bizzat Indie oyun değil ama, seveceğinize eminim.

İzledikten sonra bir de Youtube'dan izleyin. Annonation'lat ile videodaki referansları gösteriyor, süper!

Shoot First


Shoot First roguelike ile topdown shooter türlerini bir araya getirip bunu 80'lerden fırlama güzel retro grafiklerle süsleyen bir oyun. Oyun bir shooter'dan beklediğiniz aksiyonu size sunarken aynı zamanda da bir roguelike'ın yarattığı gerilimi (roguelike'lar zor oyunlardır ve her adımınız son adımınız olabilir) ile oyun derinliğini (herşey bir yana siz düşmanlarla uğraşırken bir anda çıkan tuzaklar inanılmaz bir eğlence katmış bence oyuna) başarıyla size veriyor. Oyunun ayrıca denemediğim bir co-op modu var, oyunu aynı makinadan arkadaşlarınızla da oynayabilirsiniz.

Geek Mind

Yıllardır oyun oynayan benim gibi biri için gerçekten çok tehlikeli bir oyunu tanıtacağım size bugün. Yarın Fizik finalim olduğu için kısa tutacağım bu yazıyı, zaten bu rezil oyun yüzünden dün hiç çalışamadım. Bugün artık çalışmam lazım sınava...

Neyse efenim oyunumuz size eski-yeni binlerce oyundan oluşan veritabanından bir resim sunuyor ve sizden oyunun adını yazmanızı istiyor. 60 saniye süre limitiyle oyuna başlıyorsunuz ve her bildiğiniz soru için 10 saniye daha kazanıyorsunuz. Oyun cidden ağır bağımlılık yapıcı. Hele ki daha iyi bir skor yapabilirdim hastalığına yakalanırsanız. Benim 2 günlük maceramın sonunda ulaşabildiğim en yüksek skor 13000 oldu efenim, buyrun geçin :).

Oyuna bu linkten ulaşabilirsiniz.

Esenthel, daha fazla platformda!

Efendim, bu aralar indie piyasasını öyle korkunç bir gözle takip ediyorum ki, rüyamda Machinarium'un bir daha indirime girip bu sefer komple ücretsiz olduğunu, diğer bir çok indie ürünün de çekilişlerle sepet sepet dağıtıldığını gördüm.

Öte yandan, gerçek dünyada da müthiş şeyler oluyor.
Mesela, tamamen bir "indie forum genci hevesi" olarak hayatına başlayan Esenthel oyun motorunun bugün sahip olduğu konum gibi.
Motor, henüz tamamlanmamış olsa da, şu anda bir kaç MMORPG oyununda ve bir çok başka oyunda daha kullanılmaya başlandı. Non-commercial lisansı tamamen ücretsiz olan oyun motoru, DirectX11 kalitesindeki müthiş grafik motoru ile Torque'u, kullanım kolaylığı ve bütünlüğü ile de Ogre3d'yi zorluyor (Hatta bana kalırsa, ikisinden de iyi :3).

Şimdi ise motora bambaşka bir meziyet eklendi; Mac desteği.
Adı geçen diğer oyun motorlarının aksine, Esenthel'e iPhone desteğinin yanı sıra, bizzat Mac desteği de eklenmiş durumda. Böylece daha "elegant" takılan oyun geliştiricilerine ulaşılması, ve zengin Mac ortamından faydalanılması bekleniyor. Öte yandan, piyasada nadiren gördüğümüz platformlar arası çokluoyuncu desteği de, doğal yoldan motora eklenmiş durumda.
DirectX tabanlı ve PhysX destekleyen bir motorun Mac'e çıkmış olmasının olağanüstülüğü yanında, oyun motorunun muhtemelen asla Linux için yayınlanamayacak olması ise beni değil ama, sevgili Linux'çı arkadaşlarımı üzen bir gerçek. Öte yandan, motoru geliştiren ekibin gelecek planları arasında PS3 ya da XBox360 desteği var. Bu, yaptığınız bir oyunu hiç zorlanmadan üç farklı, hayvani platforma birden çıkarabilmek anlamına geliyor ki, tamamen Indie-gücüyle yapılan bir motor için inanılmaz bir şey.

Motorun sitesi (daha fazla bilgi ve indirmek için): http://www.esenthel.com/

Peki Esenthel'i başka hangi platformlarda görmek istiyoruz?

UnReal World

Bugün şanslıyım. Saatler önce son yiyeceğimde tükenmişti ve eve eli boş dönmekten korkuyordum. Sonra o izlere rastladım. Vahşi bir kedininkilere benziyordu ama beğenmeme lüksüm yoktu. Hızla izleri takip etmeye başladım. Kısa süre sonra avımı gördüm. Sakin sakin ilerliyordu ormanda. Anlaşılan daha benim farkıma varmamıştı. Tanrılar bugün benim yanımdaydı anlaşılan çünkü rüzgar bana doğru esiyor ve bu sayede kokumun avıma ulaşmasını engelliyordu yoksa aç kalacaktım. Tanrılara bu av için şükranlarımı sunan sessiz bi dua mırıldandım ve mızrağımı kararlılıkla kavradım. Olabildiğince sessizce avıma doğru yaklaştım ve BAM! Bütün gücümle mızrağımı sapladım. Çevik vaşak neredeyse mızrağımdan kurtuluyordu ama mızrağımı saplayamasamda bacağında derin bir kesik açmayı başarmıştım. Yaralı bacağı ile kaçamayacağını anlayan hayvan son şans olarak üzerime doğru atladı. Hızla geri çekilmem sayesinde o keskin pençeler kolumda sadece ufak bir kesik açabildi. Artık bu işi bitirmem gerekiyordu ve olanca hızımla mızrağımı vaşağa sapladım. Avım yerde yatarken aceleyle yarama pansuman yapmaya giriştim. Bir an evvel hayvanın derisini yüzmeli ve eti kurutmalıydım. Ayrıca hava kararmadan kendime bir kamp hazırlamalıydım. Kışta yaklaşıyordu ama artık yiyecek birşeyler bulduğuma göre önümüzdeki birkaç gün evin inşaatı ile ilgilenebilirdim artık rahat rahat.

Yukarıda yazdıklarım aşağı yukarı sıradan bir oyun seansı Unreal World için. Zindanlarda koşturduğumuz diğer roguelike'ların aksine Unreal World Finlandiya'nın Demir Çağı dönemlerinde geçiyor. Oyunda Finlandiya'nın bu vahşi doğal ortamında hayatta kalmaya çalışıyoruz. Hayatta kalmak için yemeli, içmeli ve dinlenmelisiniz. Bunun için avlanmalı, kendinize bir barınak inşaa etmeli, çeşitli araçlar yapıp belki de diğer insanlarla ticaret yapmalısınız.

Canavar kesip level atlamaktan sıkıldıysanız, fantastik yaratıklarla uğraşmak istemiyorsanız ama yine de tarihi birşeyler oynamak istiyorsanız, farklı bir rpg arıyorsanız ya da en azından rpg oyunlarını seviyorsanız hepinize gönül rahatlığı ile önerebileceğim bir oyun Unreal World. Hemen gidip demosuna bir göz atın bence. Demo'da 7 oyun günü boyunca oynayabiliyorsunuz, 7. günün sonunda karakteriniz elim bir kazaya kurban gidiyor. Oyunu beğenirseniz satın almak için 3 farklı seçeneğiniz var. Ya $3 ödeyerek sadece o an ki sürümü alabiliyorsunuz. $9'a oyunun o an ki versiyonu ve o versiyonda yapılan bütün ufak update versiyonlarına sahip oluyorsunuz. Ve eğer $55 verirseniz oyunun çıkacak bütün versiyonlarına sahip oluyorsunuz.

Haber Kuşağı

Dırırım dırı dım dırı rırı rım!


Marvindie'nin koleksiyonlara layık, ender rastlanan haber bültenlerinden birine daha hoş geldiniz sevgili okurlar. Şimdi geçtiğimiz haftanın önemli haberlerine kısa kısa göz atacağız.

Machinarium yine indirimde!
İki haftada bir indirime giren ödüllü adventure Machinarium, yine indirime girdi. İndirimin kaynağı bu sefer oyunun resmi sitesi, ve sebebi de oyunun korsan sürümünün inanılmaz indirilme rakamlarına ulaşmış olması. Oyunun yapımcısı Amnesty Design, rekabeti biraz dengelemek için, oyunun kendisini ve OST'sini içeren pakedi 5 dolardan satışa sundu. 12 Ağustos'a kadar devam edecek bu indirimi de kaçırmayın artık. Onlara da yazık.

Şuradan: http://machinarium.net/blog/2010/08/05/machinarium-pirate-amnesty/

Sadece Indie Oyunlara Özel Atari Salonu!
New York'ta Babycastles bir ekip, içinde sadece Indie oyunların oynanabileceği değişik bir Arcade salonu kurdu. İçinde Rescue: The Beagles, Catawa Shoujo, ve yapımında Derek Hu'nun da katkıda bulunduğu Calvin & Hellen's Bogus Journey gibi oyunlar bulunuyor. Bu yazının yazıldığı saatlerde açılışa hazırlanan salonda açılışa özel bir de "underground müzik" konseri verilecek. Dünyada ilk kez denenen konseptin başarılı olması dileklerimizle.

(New York'ta bi okurumuz varsa, bir gidip bakabilir mi neye benziyor? :)
Şuradan: http://babycastles.com/

IGF China'ya başvurular başladı!
Dünyanın en önemli bağımsız oyun festivali organizasyonu IGF, bu sene ikinci kez Çin'de bir yarışma düzenliyor. Geçen sefer ekseriyetle çince oldukları için ne olduklarını anlayamadığım(ız) yarışmacı oyunlar, çeşitlilikleri sebebiyle jüri ve IGF tarafından büyük beğeniyle karşılanmıştı. Son başvuru tarihi 15 Eylül olan yarışmaya bu seneki katılımın, geçen senekinden daha da fazla olması bekleniyor.

Şuradan: http://www.gdcchina.com/events/igf.html

Freeplay Fest'in FinalistleriAçıklandı!
Avustralya / Melbourne'de bu sene beşincisi düzenlenen Freeplay Bağımsız Oyun Festivali'nin finalistleri açıklandı. Tamamlanmamış oyunlarla, hatta konseptlerle bile katılınabilen festivalin açıklamasından direk kopyala-yapıştır yaparsak:


Best Australian Game
Up Down Ready (Sword Lady & The Viking), Jolly Rover (Brawsome),Colourbind (Finn Morgan)
Best International Game
Bo (Mahdi Bahrami, Iran), TryFail (Anders Højsted, Denmark), Last Hope(Yellow Jam, Brazil)
Best Design in a Game
Up Down Ready (Sword Lady & The Viking), Hazard: The Journey of Life (Alexander Bruce), Train Conductor(The Voxel Agents)
Best On-Paper Design
Epic Adventure (Tobye Ryan), iCrazy Man (Timothy Ryan), Galaqua (Katie Murphy)
Best Art in a Game
Captain Forever series (Farbs), Hazard: The Journey of Life (Alexander Bruce), Doodle Find (KlickTock)
Best Concept Art
Exodus (Fiasco Studios), City Ruins (Evan Raynor), Speed Demon (Catbus Interactive)
Best Technical Innovation
Captain Forever series (Farbs), Colourbind (Finn Morgan), Up Down Ready (Sword Lady & The Viking)
Best Game Writing
Captain Forever series (Farbs), Hazard: The Journey of Life (Alexander Bruce), Transumer (PVI Collective)
Best Audio
Train Conductor (The Voxel Agents), Gamebook Adventures 1: An Assassin in Orlandes (Tin Man Games), Jolly Rover (Brawsome)

Evet, işte sonuçlar böyle.




Marvindie'nin doğada pek nadir bulunan haberler kuşağını okudunuz, iyi günler!

Arvoesine


Arvoesine şirin grafikli minik bir platform oyunu. Küçük bir roma lejyonerini kontrol ettiğimiz bu minik platform oyunu 5 bölümden oluşuyor. Oldukça kısa gibi gözükmesine rağmen oyun tekrar tekrar oynanmak üzere tasarlanmış. Oyunda farklı saldırı şekillerinden farklı puanlar aldığımız gibi aynı zamanda bölümü ne kadar çabuk bitirirsek o kadar çok puan alıyoruz. Oyunu bitirmek oldukça kolay olduğundan kısa süre sonra kendinizi daha iyi skorlarla oyunu bitirmeye çalışır halde buluyorsunuz. Tavsiyem oyunun demosuna bir göz atın ve beğenirseniz hemen alın, sadece $5.

Minecraft Alpha

Daha önce sayfalarımızda konuk ettiğimiz Minecraft, gelişmiş hâliyle tekrar karşımızda.
Notch tarafından tamamen Java'da geliştirilen ve bu yüzden platform-bağımsız olan Minecraft'ın gelişimi, bir kaç ay önce, Notch'un kararıyla ikiye bölünmüştü: sadece site üzerinden oynanabilen ve herkese açık olan Minecraft Classic, ve geliştirilmesine devam ettiği Minecraft Alpha. Minecraft Classic, fazla detay içermeden, oyuncuların çeşit çeşit blokla legovâri bir ortamda eğlenmesini sağlarken, Alpha sürümü oyuna çok daha fazla derinlik ekleyerek, oyunu satın alanların değişik bir maceraya dahil ediyor.

Ve bugün, burada inceleyeceğimiz oyun, Minecraft Alpha. Evet.

Alpha, klasik Minecraft'la karşılaştırılınca temelde aynı olmasına rağmen (blok kır, blok yap), oyuncuya sınırsız blok değil, sadece kırdığı bloklardan topladıkları kadar imkan vermesiyle, oyuna bir "uğraş" ekliyor. Bu yenilikle birlikte tabii ki Inventory, geceleri ortaya çıkan yaratıklar, yeni blok çeşitleri ve en önemlisi 'crafting' ile, oyuna inanılmaz bir derinlik geliyor.

Oyunda topladığınız blokları, işe yarayan başka şeylere dönüştürme becerisi, denilebilecek olan "Crafting" sistemi, Alpha'nın temelini oluşturuyor. Mesela ağaçlardan topladığınız "kütük"leri önce tahtaya, ardından çubuklara dönüştürebiliyorsunuz; çubukları da, çeşitli işler için kullandığınız kazma, kürek, balta vb. malzemelerin sapını üretirken; ya da bir kömür parçasıyla birleştirerek meşale olarak kullanıyorsunuz. Oyunda, vagondan tren rayına, kapıdan tabelaya, hatta çıkardığınız demiri eritmek için kullanacağınız ocaklara kadar yüzlerce şeyi craft etmek mümkün, ve her güncellemeyle birlikte yeni craft tarifleri ekleniyor. Ayrıca oyunda artık tek hammadde kaynağı, yeryüzü şekilleri değil. Oyunda başıboş dolaşan (ve ekinlerinize zarar veren) çeşitli çiftlik hayvanlarından da deri, yün gibi değişik hammadeler toplayabiliyor, ve ilginç craft işlerinde kullanabiliyorsunuz.

Tabi bu kadarla bitmiyor. Oyunda ekstra eğlence olsun diye, geceleyin ortaya çıkan iskeletler, zombiler ve yakınınıza gelince havaya uçan creeper'lar gibi çeşitli yaratıklar mevcut. Hava kararınca bu yaratıklardan kendinizi korumanız gerekiyor. Bu vesileyle, oyunun en eğlenceli uğraşlarından biri olan kendinize "yuva" yaratma işini de zorunlu hale getirmiş oluyor.

Oyunun sürekli geliştirilmesine, ve daha çok yolu olmasına rağmen şu anki hâli bile kendinizi kaybetmenize yol açabiliyor. Oyuna yeni eklenmiş olan (şimdilik bol bug'lı) Çokluoyuncu sistemi de, yakın zamanda oyuna bambaşka bir tad katacak gibi görünüyor.

Henüz Alpha aşamasında olan oyunun fiyatı, şimdilik 10€. Yakında Beta safhasına geçtiğinde oyunun fiyatı ikiye katlanacak. O yüzden, eğer konsept hoşunuza gidyorsa, yakın zamanda edinmeye bakın.

Şuradan: http://minecraft.net/

Size sorularım da var: http://www.marvindie.com/p/forum.html#/20100806/minecraft-alpha-95417/

D2D'de Indie Bundle çılgınlığı!

Oh dostum evet bu çok çılgın!

İnternetin, en beğenilen dijital dağıtım platformlarından biri olan Direct2Drive üçüncü kez topladığı Indie Oyun Sepetini, indirimli fiyatıyla oyuncuların beğenisine sundu. Bu sefer sepetteki bütün oyunları IGF şampiyonları ve finalistlerinden seçen D2D, bu seçimiyle pakede bir "Best of best" ya da "Nostalji 2010" havası vermeyi başardı.

Braid, World of Goo, Machinarium, Crayon Physics Deluxe, Osmos, Gish, Puzzlegeddon, The Maw, Aaaaa! ve Cogs'tan oluşan pakedin fiyatı 20 pound. Eğer yakın zamanda bir arkadaşınıza böyle bir paket hediye etmeye niyetiniz varsa ya da bu oyunları hep torrentlerden emip emip oynadıysanız, bu indirimi kaçırmayın.

Şuradan: http://www.direct2drive.co.uk/9237/product/Buy-Best-of-Indie-Bundle-Vol.-3-Download

IndieDB

Mod geliştiriciler ve oyuncularının uğrak sitesi ModDB kısa bir zaman önce Bağımsız Oyunlar için bir kardeş site açtı. IndieDB adlı site daha yeni olmasına rağmen şimdiden birçok bağımsız oyuna dair bilgi içermekte. Site ayrıca içerisindeki oyunlardan birkaçını tanıtan bir video yayınladı. Spotlight adlı bu bölümde anladığım kadarıyla her ay birkaç oyunu tanıtacak videolar yayınlayacak site.

20 Dakikada 425 Beleş Bağımsız Oyun

Pixel Prospector sitesi siz oyun severlere süper bir kıyak yaptı ve yüzlerce ücretsiz bağımsız oyundan görüntüler içeren iki derleme video hazırladı.

Videoların ilki (yani aşağıdaki) 235 tane hemen indirip oynayabileceğiniz ücretsiz oyuna ait görüntüler içermekte.


İkincisi ise (yani yine aşağıdaki) halen yapım aşamasında olan 190 tane ücretsiz oyuna ait görüntüler içermekte.



Videolardaki oyunların linklerine ulaşabileceğin sayfa ise burada.

3. Geleneksel Steam İndirimi

Valve'un inanılmaz başarılı oyun dağıtım platformu Steam, yazın denizde köpekbalıkları tarafından yenilmememiz için, bir hafta kadar sürecek inanılmaz bir indirim furyası başlattı. Bu furyaya, tabii ki on binlerce (tam olarak 61 tane) Indie oyun da dahil. Oyun paketlerinin bile 3-4 dolara indiği bu müthiş indirimi kaçırmamanız dileğiyle.
(Bu kafayla bu kadar oldu yazı ^_^)

Şuradan: http://store.steampowered.com/genre/Indie

Transformice

Bayağıdır boşlamıştık buraları ama artık yeter. Geri döner dönmez karşınıza çok eğlenceli bir oyunla çıkıyoruz. Lemmings'i herkes bilir değil mi? O şapşal, beyinsiz lemming'leri ölmeden bölümün sonuna götürmeye çalışırdık. Şirin grafikleri ve zorlu bulmacaları ile güzel bir oyundu Lemmings. Şimdi size tanıtacağım oyunda Lemmings'e oldukça benzer bir oyun. Ama bu sefer şapşal lemming'leri çıkışa ulaştırmaya çalışmak yerine siz kendiniz çıkışa ulaşmaya çalışıyorsunuz.

Transformice uzun zamandır gördüğüm en eğlenceli online oyunlardan biri. Oyunda tıpkı Lemmings'tekine benzer odalarda önce peynire sonrada çıkışa ulaşmaya çalışan fare'leri yönetiyoruz. Oyundaki farelerin herbiri ayrı bir insan tarafından yönetiliyor. Ayrıca oyunculardan bir yada ikisi 'Şaman Fare' ler olup platform, örs, bomba gibi çeşitli objeler yaratarak size hedefe ulaşmanızda yardımcı olmaya çalışıyor. Tabii bu her zaman söylendiği gibi olmuyor. Çoğu zaman şaman fare'ler size yardımcı olmak kadar sizi hızla oyun ekranının dışına da fırlatabiliyor ya da 2 şaman fare olduğunda size yardım etmeyi bırakıp birbirleri ile kapışmaya başlıyorlar. İşte bu kaos ortamı, bizde şirin grafiklerle buluşunca hem oynaması çok zevkli hem de izlemesi çok daha zevkli bir oyun ortaya çalışıyor.

SWEngineSDK 1.0 yayınlandı!

SWEngine

Onur Dayıbaşı'nın uzun zamandır geliştirmekte olduğu pek becerikli 2D oyun motoru SWEngine'in SDK'sı sonunda görücüye çıktı.

Detaylı bilgi ve indirmek için: http://cocukveoyun.com/genel/swenginesdk-hakkinda

Bahar Kampanyaları

Baharın gelmesiyle birlikte, Indie piyasasında acayip bir hareketlenme var. Yakın zamanda piyasaya çıkan ve çıkacak olan güzel oyunları bir kenara bırakırsak, düzenlenen kampanyalar biz indieseverlerin yüzünü epeyce güldürecek gibi görünüyor.

Geçtiğimiz hafta duyurulan ve müthiş ilgi gören Humble Indie Bundle'ı düzenleyen Wolfire Games, kampanyayla dağıtılan bütün oyunların kaynak kodlarını internete salacağını duyurdu. İlk adım olarak Lugaru HD'nin kodlarını yayınlayan ekip, diğer oyunları da Açık Kaynağa uygun hale getirmeye çalışıyor. Öte yandan kampanyanın gördüğü ilgiden oldukça memnun olan Wolfire Games, kampanya süresini bir kaç gün daha uzattı. Eğer bu oyunları hâlâ almadıysanız, bu son fırsatı kaçırmayın.


Bu sıralar düzenlenen diğer bir indirim ise, hepimizin sevdiği oyun dağıtım sistemi Steam'de. Steam'in Mac sürümünün çıkması şerefine, The SteamPlay Indie Pack adında, içinde Machinarum, World of Goo, Osmos And Yet It Moves ve Galcon Fusion'ın bulunduğu bu muhteşem paket, 19.95 dolar. Üstelik, oyunları bir kere satın aldıktan sonra, platform bağımlılığı olmadan ister Mac'inizde, ister PC'nizde oynayabiliyorsunuz.

Şuralardan:
Humble Indie Bundle
The SteamPlay Indie Pack

$100.000 Ödüllü Indie Yarışması!


Eski adıyla 2Beegames, Yeni adıyla IndiePub, "oha" denilecek meblağda büyük ödüle sahip bir Indie oyun yarışması düzenliyor. Katılım şartlarını okumadığım yarışmada (tl; dr) pek bir sınır veya kural vamış gibi gözükmüyor.
IndiePub'ın neredeyse bir servet dağıttığı yarışmanın birincisine, 100.000 Dolar ödülün yanında, Zoo Games'le bir dağıtım anlaşması imzalama şansı da veriliyor (opsiyonel). 1 Mayıs'ta başvurulara açılmış olan yarışmaya son katılım tarihi 31 Temmuz.

Daha fazlası için şuradan.

The Humble Indie Bundle

 

Humble Indie Bundle 5 süper bağımsız oyunu birden alabileceğiniz kaçırılmayacak bir indie oyun paketi. World of Goo, Aquaria, Gish, Lugaru ve Penumbra adlı oyunların geliştiricileri istediğiniz kadar ödeyin sloganı ile normalde 80$ eden oyunlarını istediğiniz ücreti ödeyerek alma imkanı sunuyor. Oyunların hepsinin platform bağımsız olması (windows, mac, linux) ayrı muhteşemken ayrıca ödediğiniz ücretin kime ne kadar gideceğini belirleme hakkına da sahipsiniz. Geliştiriciler elde ettikleri gelirin bir kısmını hayır kurumlarına bağışlama kararı almışlar ve siz alışverişinizi yaparken paranız kime ne kadar gitmesini istediğini belirtebiliyorsunuz. İster bütün para hayır kurumlarına gitsin, isterseniz geliştiricilere gitsin, isterseniz eşit dağıtılsın ya da oranları siz belirleyin.
Bu oyunları normalde almayı düşünmüyorsanız bile bu paket kaçırılmayacak kadar güzel bir fırsat, benim tavsiyem bütçenizin el verdiği en yüksek fiyatı vererek satın almanız. Ayrıca bu kampanyanın sona ermesine 6 gün kaldı, yani elinizi çabuk tutun!

Yogurt3D Oyun Yarışması

Ben bu kadar tembel olmasaydım, birazdan okuyacağınız haber ilk "super exclusive" haberimiz olabilirdi. Ama ben tembelim. Eheh.



Ülkemizin medâr-ı iftihar'ı (ya da black token'ı) sayılabilecek oyun stüdyosü YoğurtTek, Ülkemizde oyun geliştirmeye hevesli gençleri motive etmek amacıyla, ülkenin ilk eli yüzü düzgün oyun geliştirme yarışmasını duyurdu. Yegane kuralı oyunların, Flash üzerinde çalışan Yoğurt3D motoru ile hazırlanması olan yarışmanın birincilik ödülü ise 5000 dolar (Yani bi iMac ve iPhone/iPad Devkit almaya yetecek bir para).
Flash tabanlı olması sebebi ile neredeyse tüm işletim sistemlerini, Flash Player 10 sahibiyetinden ziyade hiç bir emek harcamadan destekleyen Yoğurt3D motoru, yaygın olarak kullanılan bir çok 3D formatı da destekliyor, ki aslında bu motor, bu özellikleriyle Flash piyasasında bir devrim bile sayılabilir.

Yarışmaya nasıl katılacağınızı öğrenmek için, bu haberin içinde bi yerlerde bulunan afiş resmine, motor hakkında daha fazla bilgi almak ve API'ına erişmek için buraya tıklayınız.

Amanita Design'ın Son Projesi

Samarost ve Machinarium gibi enfes görsellere sahip macera oyunlarının geliştiricisi Amanita Design'dan yeni bir proje geliyor. Yeni bir oyun bekliyorsanız avcunuzu yalarsınız. Çünkü yeni proje bir film. Fragmanını aşağıda bulabileceğiniz film Kooky adındaki bir oyuncak ayının başından geçenleri anlatıyor. Çek'ler her zaman kuklacılıkta çok başarılı olmuşlardı (bakınız Strings) ve fragmanından görebildiğimiz kadarıyla harika bir iş çıkarmışlar.

Overhaulin'

Blogumuzda ufak tefek değişiklikler gerçekleşmektedir. Bu sırada saçma sapan şeyler olabilir, geçici olarak hizmet dışı kalabiliriz.

İsteklerinizi ve geridönüşlerinizi uorcun@gmail.com'a gönderebilirsiniz.

(Bu arada, artık Marvindie'ye http://marvindie.com/ adresinden ulaşabilirsiniz ^^)

P.S.: Bütün sorunlar çözüldü, bi sürü güzel şey yapıldı. Yardımları için sevgili Somnia beye teşekkür ederim.

OpenTTD 1.0 yayınlandı

Yaklaşık 6 yıldır geliştirilmekte olan Transport Tycoon remake'i OpenTTD, nihayetinde 1.0 tam sürümüne ulaştı. Transport Tycoon'da bulunan her şeyi destekleyip, kolayca modlanabilir oyun parçalarından (yapay zekâ, oyun mekanikleri) Win7 desteğine kadar yüzbinlerce yenilik getiren OpenTTD, içimizdeki Ulaştırma Bakanını ortaya çıkarmamız için muhteşem bir fırsat sunuyor.
Üstelik sürekli aktif olan Mod komünitesi, gün geçmiyor ki muhteşem yeni bir fikirle ortaya çıkmasın, bu fikirleri oyun içindeki bir arayüzden rahatça indirmeyelim.

Oyunu şuradan indirebilirsiniz: http://www.openttd.org/ (Bu günlerde biraz yoğunluk varmış diyalla)

Mount&Blade: Warbands

Rezil 1 Nisan şakamın birilerini kandırabilmiş olması da bana süpriz oldu ama gördüğünüz gibi sitemizin kapandığı falan yok, sadece kötü bir espiri anlayışım var :).

1 Nisan bittiğine göre artık adam gibi birşeyler yazsam fena olmaz. Efenim bildiğiniz ya da bilmediğiniz üzere 31 Martta pek sevdiğimiz Taleworlds'ün süper oyunu Mount&Blade'in yeni ek paketi çıktı. Mount&Blade: Warbands adlı bu paket geliştirilmiş ve oldukça büyütülmüş single player modu dışında 64 kişilik multiplayer modu ile geliyor. Oynayan arkadaşlardan ve yazın Taleworlds'te yaptığım staj sırasındaki bitmesine daha çok olan versiyondan bizzat gördüğüm kadarıyla oyun çok ama çok güzel olmuş :). Biz ilk fırsatta oyunu alıp birbirimizin kellesi peşine düşmeyi planlıyoruz ve size de tavsiye ederiz.

So Long And Thanks For All The Fish

Bu blog'u kurarken sevgili Kabraxis isim olarak pek sevdiğimiz paranoid android Marvin'den esinlenmiş ve blog'un ismini MarvIndie koymuştu. Kim bilebilirdi ki gün gelip bu ismin başımıza dert olacağını? Beklenmeyen oldu ve dün gece gelen bir mail ile MarvIndie yayın hayatının son anlarına girdi.

Otostopçunun Galaksi Rehberi'nin isim haklarını elinde bulunduran firmadan gelen mail en kısa zamanda onların malı olan Marvin karakterinin ismini kullanmayı bırakmamızı yoksa hukuki yollara başvuracaklarını belirtiyor. Durumun ciddiliği karşısında yapacak birşey olmadığımız için MarvIndie yayın hayatına son veriyor.

Var olan yazıları yedekleyip bu siteyi kapatacağız ve yeni bir site için isim bulur bulmaz yeni adresimizde sizinle olacağız. Ama bildiğiniz gibi yeni bir isim bulmak zordur ve bu süreç hiç istemesekte uzayabilir, aylarca bizsiz kalabilirsiniz. En iyisi kendinizi şimdiden buna hazırlamanız. Şimdilik üzerinde durduğumuz isimler ise: IndieBringer, Sandmandie, God of Indie, IndieSoft ve son olarak Indie Sözlük.

En kısa zamanda yeni adresimizde tekrar bir araya gelene kadar, iyi bakın kendinize!

Son Gelişme: Blog'ta yazıların yayınlandıkları tarihin gözükmediğini unutmuşum. Bu sayede bu dandik şakam, nasıl olduysa birileri tarafından gerçek sanılmış :). Ne mutlu bana, 1 NİSAN :P. Şaka lan kapanmıyo site, hiç olur mu öyle şey :).

A Slow Year

Bu sene ki IGF'de Nuovo Ödül'üne aday gösterilen oyunlardan biriydi A Slow Year. Kazanamadı ödülü belki ama açıkcası ben bayıldım. Pek interaktif bir oyun değil. Daha çok imgelemlerden oluşuyor bütün oyun. İkinci ilginç özelliği de oyunun Atari2600 için yazılmış olması. Oyunun custom hazırlanmış emulatörler sayesinde PC ve Mac versiyonlarını da sağlamış Ian Bogost. Açıkcası anlatabileceğim fazla birşey yok. Daha detaylı bilgi için, oyunu indirmek için ya da izlemek için buradan oyunun sitesine bakabilirsiniz.

Digital: A Love Story

Not: Aşağıdaki yazı sitemizdeki ilk konuk yazar yazısıdır. Devamına vesile olması dileğiyle. Yazarımız Ömer "Tesla" Akyol hem sevdiğimiz bir arkadaşımız olup aynı zamanda da sevdiğimiz bir indie/amatör oyun geliştiricidir. Dağhan "Chaosmaker" Demirci ile birlikte geliştirdikleri oyunlarına www.inspire13.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Her şey Amie Workbench'inizi açmanız ve mesaj kutunuzda Wong amcadan gelen: "Bilgisayarın hayırlı olsun, istersen çevirmeli modeminle BBS'lere bağlanabilirsin ama faturaya dikkat et..." mesajını görmenizle başlıyor. Bir dakika, bir dakika... ne çevirmeli bağlantısı, ne BBS'i, bu Amie Workbench sanki Amiga Workbench gibi, hangi yıldayız, neler oluyor?? ... Tamam baştan alalım, yıl 1988, babamız bize yeni bir bilgisayar almış, müzik çalardan başka bir programımız yüklü değil, neyse ki Wong amca çevirmeli modemimizi kullanmamız için dialer programı göndermiş. Artık BBS'lere bağlanabiliriz, mesajdaki numarayı dialer ile arıyoruz ve artık biz de Christine Love'ın hikayesinin bir parçasıyız...

Digital: A love story, sizi 80'li yıllara götürecek, kaçak telefon görüşmesi yaptırcak hatta yeri gelince bazı sistemleri hacklemeniz gerekecek. Oyun sizi kavraymayı başarırsa, hikayenin parçalarını birleştirip gizemi çözebilmek için her şeyi yapacaksınız.

Tekrar BBS'li yıllara dönmek isteyenler, merak edenler, Uplink'i tarzı oyunları sevenler yada farklı bir oyun deneyimi arayanlar bir deneyebilir.

Windows, Mac ve Linux sürümleri de var.

İndirmek için: www.scoutshonour.com/digital/

Hazard: Journey of Life

Hazard: Journey of Life, tek kişilik dev bir ekip gibi çalışan Alex Bruce tarafından yaratılmış, oldukça zekice tasarlanmış bir fps/puzzle. Oyunda, karakterinizin hareketi dışında hiç bir şeyle etkileşiminiz yok. Bulmacaları sadece yolları takip ederek çözüyorsunuz. Çözdüğünüz her bulmaca karşılığında ise, hayat ile ilgili güzel bir nasihat buluyorsunuz. Bulmacaların zorluk seviyesi yüksek değil. Ama oyunun barındırdığı felsefi derinlik ve bütünlük, görsel ve işitsel mükemmellikle birlikte adeta bir sanat eserinin doğmasına vesîle oluyor.


Oyunun haritaları ve görselliği tasarlanırken Unreal Engine 3’ün öyle güzel yetenekleri kullanılmış ki, ara sıra içinizden derin bir “oha” çekiyorusunuz. Betası bile oldukça doyurucu bir çerezlik sayılabilecek bu oyunun “piyasa” sürümü, önümüzdeki sene içinde yayınlanacak. O zamana kadar, Unreal Dev Kit ile birlikte çalışan sürümünü oynayabilirsiniz (standalone).


Şuradan: http://www.demruth.com/hazard.htm

12. IGF Ödülleri

IGF'nin 12. senesinde kazanan benim de favorim olan Monaco oldu. Rekor katılımın olduğu (ana kategoride 306, 172 öğrenci kategorisinde) bu senenin sonuçlarını aşağıda bulabilirsiniz. Ayrıca ödül törenini izlemek isterseniz bu linke tıklamanız yeterli.

Seumas McNally Grand Prize:

  • Joe Danger
  • Monaco
  • Rocketbirds: Revolution!
  • Super Meat Boy!
  • Trauma

Excellence in Visual Art:

  • Limbo
  • Owlboy
  • Rocketbirds: Revolution!
  • Shank
  • Trauma

Excellence in Audio:

  • Closure
  • Rocketbirds: Revolution!
  • Shatter
  • Super Meat Boy!
  • Trauma

Excellence in Design:

  • AaaaaAAaaaAAAaaAAAAaAAAAA!!!—A Reckless Disregard For Gravity
  • Cogs
  • Miegakure
  • Monaco
  • Star Guard

Nuovo Award:

  • A Slow Year
  • Closure
  • Enviro-Bear 2000
  • Today I Die
  • Tuning

Technical Excellence:

  • Closure
  • Limbo
  • Heroes of Newerth
  • Joe Danger
  • Vessel

Student Showcase:

  • Boryokudan Rue
  • Continuity
  • Devils Tuning Fork
  • Dreamside Maroon Student Version
  • Igneous
  • Paper Cakes
  • Puddle
  • Puzzle Bloom
  • Spectre
  • Ulitsa Dimitrova
Not: Feci yorgunn olduğum için direk copy&paste yaptım listeyi TIGS'ten ama Derek Yu'nun kızacağını sanmıyorum :).

Attack of the Paper Zombies

Attack of the Paper Zombies (AotPZ), Alex Vostrov'un yaptığı oldukça güzel bir taktik strateji. Oyunda, beş kişilik takımınızla kareli kağıda çizilmiş bir alan üzerindeki zombi spawn point'lerini ele geçirmeniz isteniyor. Ele geçirdiğiniz her spawn point, size basit savunma yapıları ya da silah upgrade'i için kullanabileceğiniz puan, zombilere ise yeni bir power up olarak dönüyor. Böylece, oyunda ilerledikçe zombilerin sayısı azalsa da, güçleri ve yetenekleri katlanarak artıyor, oyunun dengesi hep sabit kalıyor.

Oyun kurulum gerektirmiyor, ve zaman öldürmek hususunda da oldukça yetenekli.

Şuradan indirebilirsiiz: http://www.indiebird.com/blog/?p=367

Indie Fund

Biraz eski bir haber olacak ama bir grup başarılı bağımsız oyun geliştirici diğer bağımsız oyun geliştiricilere kaynak oluşturmak amacıyla Indie Fund adlı bir fon oluşturduklarını duyurdu. Fon'un arkasında Ron Carmel, Kyle Gabler, Jonathan Blow, Kellee Santiago, Nathan Vella, Matthew Wegner, ve Aaron Isaksen bulunmakta. Her biri bağımsız oyun hareketinin önemli oyunlarını geliştirmiş bu geliştiriciler kazandıklarını toplulukla paylaşarak çok güzel bulduğum bir hareketi başlattılar. Asıl amaçlarının bağımsız geliştiricilerin para ve kaynak sıkıntısı çekip dağıtımcıların eline düşerek vizyonlarından ödün vermelerinin önüne geçmeye çalışmak olduğunu söylüyorlar.

Daha fazla bilgi için fon'un websitesine ya da Gamasutra'da Ron Carmel'la bu fon üzerine yapılan röportaja bakabilirsiniz.

Limbo...Yeniden!


Biz uzun zaman önce üzülerek te olsa umudumuzu kesmiştik Limbo'dan. Ama anlaşılan o ki onlar pes etmemişler. Oyunun mail list'ine geliştiricilerden yeni bir mesaj gelmiş hem de oyuna ait 3 yeni görüntü ile. Yeni görüntülerde çok özel birşey olmamasına rağmen oyunun geliştirilmesinin devam edeceği gerçeği hepimizi sevindirdi.

AGS Awards 2009


AGS Awards 2009 ödülleri açıklandı. Macera oyunları dünyasına birçok yeni oyun kazandıran AGS oyun motoru ile uğraşan aktif bir topluluk bulunmakta. AGS Awards'ta işte bu topluluğun AGS ile geliştirilmiş oyunları teşvik etmek, duyurmak ve onore etmek için verdiği bir ödül. BigBlueCup forumlarının IRC kanalında yapılan ödül törenine ait log'lara buradan ulaşabilirsiniz.

Ve merak ettiğiniz an, bu senenin en iyi Macera oyunu ödülü "Time Gentlemen, Please" e gidiyor. Aynı zamanda 3 kategoride daha ödül almasına rağmen yarışmayı tek başına domine etmiyor TGP. Görünen o ki 2009 Macera oyunu sevenler için iyi geçmiş, birçok güzel oyun ödülleri paylaşıyor. Diğer oyunlar ve ödüller için ödül listesine bakacaksınız, çünkü ben tembel bir editörüm :).

Monaco

Monaco benim bu seneki IGF finalistleri arasındaki favorim. Pocketwatch Games tarafından geliştirilen oyun 4 kişilik co-op bir hırsızlık oyunu. Evet, emekli olmadan son bir iş daha diyerek ekip halinde soygunlar düzenlediğimiz ve göründüğü kadarıyla inanılmaz eğlenceli olan bir oyun. Venture Africa ve Venture Arctic gibi eğitici simulasyon oyunlarından sonra kesinlikle Pocketwatch Games'ten beklemediğimiz tarzda bir oyun ama şikayetçi değiliz. Geliştiriciyle RPS'de yapılan bir süper eğlenceli bir röportajı okumak için buraya, oyunun facebook sayfasına gitmek için buraya tıklayın.


Balloon in a Wasteland



Karanlık kasvetli bir gecede kimsesizliğin ortasında Balon'la gezmek mantıklı iş değil. Eh Balon patlarda yere çakılırsanız sızlanmanın alemi yok, siz kaşınmışsınız bir defa. Balloon in a Wasteland'de düşen balonumuzu tamir etmeye çalışıyoruz. Ama işler o kadar kolay değil. Gecenin karanlığında garip yaratıkların ardı ardına saldırıları geliyor. Balonumuzu tamir ederken birde bu yaratıklarla savaşıp hayatta kalmaya çalışıyorsunuz. Yaratıklar dalga dalga geliyor ve gittikçe de zorlaşıyor ama sizde öldürdüğünüz yaratıklardan para kazanıp yeni silahlar alabiliyor ya da var olan silahlarınıza upgrade'ler yaptırabiliyorsunuz.
Oyun basit ama atmosferik grafik ve müzikleriyle, tower defence tarzı oynanışa getirdiği yeniliklerle size eğlenceli dakikalar sunuyor. Oynamak için tıklayın.

The Spirit Engine 2 Freeware Oluyor

2008'in en başarılı Indie Rpg'lerinden biri olan ve GameTunnel tarafından 2008'in en iyi Rpg'si seçilen (ayrı bir ek olarak belirteyim Mount&Blade 2. oldu o sene) The Spirit Engine 2'nin yapımcısı Mark Pay forumunda oyunun satışlarının hiç iyi gitmediğinden dem vurdu. Bu konudaki suçun kendi üzerinde olduğunu belirtip, başta pazarlama ve reklam olmak üzere birçok konuda daha çok çalışması gerektiğini söyledi. Oyunun bu ticari başarısızlığını göz önüne alarak kendi sözleriyle
"Bari herkes oyunu bedava oynayabilsin, sadece beleşçi korsanlar değil."
diyerek oyunu en kısa zamanda freeware olarak yayınlayacaklarını duyurdu.

Oyuna son bir patch çıkarıp aynı zamanda hala yayınlanmakta olduğu çeşitli portallarla ilgili anlaşmaları bitirir bitirmez oyunu freeware olarak yayınlamayı düşünüyorlarmış. Açıkcası Indie Rpg'leri seviyorsanız ve bu geliştiriciyi desteklemek isterseniz henüz hala oyun satılıyorken (hem de $10 gibi düşük bir ücretten) bence hiç vakit kaybetmeyin ve oyunu satın alın. Eğer emin olamıyorsanız oyunun demosunu ya da freeware olan ilk versiyonu The Spirit Engine'i deneyebilirsiniz.

Neden Bağımsız Oyunlar?

Lost Garden blog'unda Danc bu konuda çok güzel bir yazı yazmış. Bende bir iki kelam etmek istedim. Benimkisi kısa bir yazı olacak. Daha çok fikirlerimi kısaca belirtmek ve sizin konu hakkındaki yorumlarınızı almak istiyorum. Başlıyorum.

Eskiden oyunları insanlar yapardı. Günümüzde ise çalışan orduları hazırlıyor. Eskiden yapılan oyunların bize daha iyi gelmesindeki birinci sebeb zaten bu, o oyunlar yapılırken yapan insanlar kendilerinden birşeyler katıyorlardı. Günümüzdeki dev oyun sektöründe bir oyun tasarlandığında ilk önce ticari açıdan ele alınıyor. Ondan sonra ise oyuna kendinden birşeyler katabilmek o kocaman çalışan ordusu içinden sadece bir avuç adamın elinde oluyor ki onların sınırlı katkısı ise asla yeterli olmuyor.

İşte Bağımsız Oyunları tercih etmemin sebebi bu. Oyunu oynarken o insanların katkısını hissedebiliyorum. Bizzat kendilerinden bir parçayı katıyorlar oyunlarına. Bu oyuncu ve oyun geliştirici arasında muhteşem bir bağ oluşmasına neden oluyor. Tamam bu insanlarda oyunlarını satmak istiyorlar, sonuçta bu da bir iş ve geçindirmeleri gereken aileleri, ya da en azından kendileri var. Herkes para kazanmak zorunda. Ama hiçbir indie geliştirici oyununu tasarlarken ticari başarısını düşünmüyor. Bunu çok rahatlıkla söyleyebiliyorum. Hepsi bir sonraki oyunlarını yapmak ve oynamak istedikleri oyun ne ise o şekilde yapmaya çalışıyor. İşte bu bütün o muhteşem prodüksiyonların, o paranın ve çalışan ordusunun asla başaramayacağı birşey bence. İşte bu yüzden Bağımsız Oyunlar diyorum. Peki ya siz?

Dwarf Fortress

Dwarf Fortress geçtiğimiz yılların en çok ilgi çeken oyunlarından biriydi. Bu ilgiyi de sonuna kadar hak ediyordu doğrusu. 2 kardeşin geliştirdiği bu freeware oyun inanılmaz boyutlarda ilgi gördü ve hatta sadece bağışlar yoluyla bu iki kardeşin tam zamanlı olarak oyun üzerine çalışmaları imkanını yaratacak kadar. Peki ya o kadar roguelike'ın arasında bu oyun nasıl bu kadar sivrildi, işte o da adında gizli :).

DF'de iki mod bulunmakta. İlki olan "Adventurer" modu oyunu klasik bir roguelike şeklinde oynadığınız bir mod. Açıkcası bu mod'a adam gibi bakmadığım için pek yorum yapamayacağım ama öğrendiğim kadarıyla ortalamanın üstü bir roguelikemış. Ama bu kısım çokta önemli değil. Asıl mesele 2. mod olan "Dwarven Outpost" modu. Bu modda size verilen bir avuç dwarf ve kaynak ile yaban bi diyara gidip sıfırdan başlayarak kendi dwarf outpost'unuzu kurmanız bekleniyor. Bu küçük outpost yeteri kadar uzun süre hayatta kalabilirseniz zamanla bir şehre ve krallığa dönüşebiliyor. Tabii roguelike ruhuna uygun olarak bolca öldüğünüz, daha doğrusu outpost'unuz yıkıldığı için bu o kadar da kolay olmuyor.

Oyunun genel oynanışı sims mantığında diyebiliriz. Dwarflarımızın herbirinin çeşitli meslek ve yetenekleri oluyor. Bizim outpost'ta verdiğimiz görevleri o an orada bulunan en uygun dwarf gerçekleştiriyor ve bizim gözetimimizde dwarflarımız hayatlarını sürdürürken outpost'umuz gün geçtikçe büyüyor. Örnek olarak mesela toprağın kazılıp tüneller ve odalar yapılması emri verdiğinizde madenci dwarflarınız ellerinde kazma gidip işi yapıyorlar ama açılan odalara taş masalar yapılması emri verdiğinizde bunu yapan taş ustası dwarflarınız oluyor, tabi elinizde yeterince taş olması şartıyla.

Oyunu bu kadar muhteşem yapan şey sims'e benzer oynanışı değil, bu oynanışı muhteşem bir yapay zeka, aşmış bir dünya yaratıcı kod ve dehşet bir derinlikle birleştirmiş olması. Her oyun tamamen bir diğerinden farklı oluyor zaten en başta dünya yaratılırken daha ilk çağlarından itibaren tarihi ile birlikte yaratılıyor. Oyunda yaşanan olaylar, dwarflarınızın olaylara tepkileri (ki bazen çok saçma olabiliyor ama o zaman bile inanılmaz eğlenceli olmayı kesmiyor oyun :)) ile muhteşem olmayı başarıyor oyun.

Oyunun bahsedilebilecek iki eksisi var. İlki başlamasının çok zor olması. İlk oyuna başladığınızda kesinlikle ne yapmanız gerektiğini bilemiyorsunuz. Ama bu wikisini ve forumları okuyup hazırlanarak oyunun başına geçerseniz o kadar sorun olmuyor. Bu yüzden size tavsiyem oyunun wiki'sine girin ve başlangıç rehberlerini en azından bir defa okuyup öyle başlayın oyuna. İkinci eksikte ascii grafikleri oldukça kafa karıştırıcı olabiliyor, özellikle de oyuna yeni olduğunuzda. Ama bu ikinci eksik için bir çözüm bulunmakta, oyunun fanları tarafından oyun için çeşitli tilesetler hazırlanmış durumda bunları da kullanmanız mümkün.

Sonuç olarak Dwarf Fortress muhteşem bir oyun, oynamazsanız çok şey kaçırmış olursunuz. Kesinlikle deneyin.

Indie Love Bundle


Bağımsız oyun severlere müjde, önümüzdeki 6 gün (ve 6 saat) boyunca 6 ödüllü bağımsız oyun Indie Love Bundle adı altında hepsi bir arada tam $20 dan satılacak. Birbirinden güzel oyunların bulunduğu bu seti kaçırmayın. Bağımsız oyunlar dünyasında yeniyseniz sıkı bir başlangıç için mükemmel bir set, zaten setteki birkaç oyun sizde varsa bile yine kaçmaz çünkü sadece 1 oyun fiyatına 6'sına birden sahip olacaksınız. Sizde olan oyunları bir arkadaşınıza hediye eder, onuda bağımsız oyunlar dünyasına kazandırırsınız belkide :).

Sette bulunan oyunlar :
And Yet It Moves
Auditorium
Aztaka
Eufloria
Machinarium
Osmos

High Speed Chase 2


High Speed Chase 2 üstten bakışlı (top-down demeye çalıştım) bir araba tokuşturmaca oyunu. Oyunda özel olarak eğitilmiş bir ajan olarak her bölümde size verilen hedef araçları patlatmaya çalışıyorsunuz. Bunu yapmanın en basit yolu o araçlara çarpmak tabi ki, ama tek yöntem bu değil, yolda sizi hızlandıran, silah veren, uçmanızı sağlayan vs. vs. bir sürü power-up ile de karşılaşıyorsunuz. Ayrıca yolda yarattığınız karmaşa artmaya başladığında poliste peşinize takılıyor. Oyun oldukça kolay başlıyor ve hızla kavrıyorsunuz temel oynanışı, bundan sonra da gittikçe oyunun temposu artmaya başlıyor. Özellikle de ileriki bölümlerde 2 koruması ile birlikte üzerinize yaylım ateşi açan bir hedefi durdurmaya çalışırken aynı anda peşinizdeki polisle de uğraşmak zorlayıcı olabiliyor ama tabi ki eğlenceli bir zorluk. 2-3 denemede geçemeyeceğiniz bölüm yok gibi, en azından ben geçtim (ki çokta iyi bir oyuncu sayılmam genel olarak) :). 20-30 dakika da bitirebileceğiniz eğlenceli bir flash oyunu daha, boş vakitlerinizde ya da kafanızı dağıtmak için ara verdiğinizde oynamak için birebir.

İstanbul Efsaneleri: Lale Savaşçıları

Yazarın Notu: Türk oyunlarını derlediğimiz ama yayına geçmeyen bir blog için yazdığım ufak bir yazıydı bu. O blog projesi tamamen iptal olduğuna göre burada yayınlamamda bir sakınca görmüyorum. Bu arada bu oyunda gelmiş geçmiş en iyi Türk yapımı oyundur benim gözümde. Hala aşılamadı, yaklaşıldı ama aşılamadı :).


Lale Savaşçıları 1994 yılında SiliconWorx ekibi tarafından Amiga için çıkarılmış bir rol yapma oyunudur. Daha sonra SiliconWorx ve Compuphiliacs iş birliği ile PC'ye de aktarılmış ve 1996 yılında Raks New Media tarafından piyasaya sürülmüştür.

İstanbul'un fantastik bir versiyonunda geçen oyun kendine has bir dünya, karakter ve büyü sistemi içermekteydi. Dönemin SSI RPG'lerine benzer bir tarzda olan oyunda oyuncu 4 karakterden oluşan partisini yaratıp oyun dünyasına dalıyordu. Oyun tamamen sıra tabanlı idi. Oyuncunun dolaştığı dünya birinci şahıs perspektifinde ama savaşlar izometrik grafiklere sahip bir başka haritada geçiyordu.

Oyunun Hikayesi (Yapımcılarının Ağzından):
"Oyun günümüz İstanbul’undan büyük bir tesadüf sonucu İstanbul Efsaneleri hayali dünyasına geçen 4 kafadarın başından geçen traji-komik, hemi de fantastik öyküleri anlatır. Otoparka kaçan toplarını almak için burunlarını soktukları olaylar, lalelerimizi hiç beklemedikleri, ilgilenmedikleri ve başlarını çok ağrıtacak dev bir kahramanlık öyküsünün başrolüne oturtuverir. Onlar, o adsız, o mütevazı, o “cesuryürek” laleler, çaresiz İstanbul’u bağnazlığın karanlık pençesine düşürmek üzere olan “Şeyh Cehalet”in önüne çıkacak kadar salak son kahraman demeti olacaklardır."

Oyunun yapımcıları 2005 yılında yeni bilgisayarlarda sorunsuz şekilde çalışacak bir Lale Savaşçıları Dağıtımı yayınladılar.

Kaynak için tıklayınız.

Yıl: 1994, 1996
Platform: Amiga, PC
Yapımcı: Siliconworx, Compuphiliacs
Yayıncı: Raks New Media
Web: http://www.stillpsycho.net/%C4%B0stanbul_Efsaneleri

Tosla


Geçenlerde bir forumda gezinirken Türk yapımı ufak bir oyuna rastladım. Tosla adlı bu oyunda amacınız trafikteki araçları hızlandırıp durdurarak çarpışma yaşanmadan olabildiğince çok aracın geçmesini sağlamak. Açık kaynak kodlu bu oyun python ve pygame kullanılarak geliştirilmiş. Geliştiricisi anladığım kadarıyla özgür yazılım camiasından biri, çünkü oyunun Pardus'ta kolay kurulabilmesi için pisi paketi hazırlanmış. Oyunun windows için bir exe paketi mevcut, bunun dışında diğer sistemlerde de kaynak kodlarını indirip sisteminizde eğer python ve pygame kuruluysa hemen oynamaya başlayabilirsiniz. Bunun dışında daha önce de söylediğim gibi Pardus için pisi paketide hazırlanmış durumda. Oyunun download sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

ViralFire App Store'da


ViralFire GGJ Ankara'da geliştirilen oyunlardan biriydi. Diğer GGJ oyunları gibi bunu da adam gibi oynamadığım için özel bir yazı yazmadım. Ama bu bir inceleme yazısı değil, haber yazısı. Iphone için geliştirilen bu oyun App Store'da ücretsiz olarak yayınlamış. Iphone sahibi iseniz bir deneyin.

GNILLEY

Global Game Jam'de geliştirilen oyunlara daha fazla yer ayırmak isterdim ama oldukça yoğunum ve günlük 2 post sözümü yerine getirmek bile oldukça zor olmaya başladı, yine de pişman değilim :). İşte bu yoğunluk yüzünden oyunlara inceleyip yazacak kadar vakit ayıramıyorum. Ama işte arada kesinlikle değinmem gereken oyunlar çıkıyor ki GNILLEY'de bunlardan biri.

GGJ'de Sydney merkezinde geliştirilen oyunda kontrol cihazı olarak mikrofonu kullanıyoruz. Oyundan daha fazla bahsetmeyeceğim, onun yerine bir resim bin sözcüğe bedeldir sözüne güvenip oyunun sunum görüntülerini paylaşıyorum sizlerle. Kesinlikle izleyin, oyuna bayılacaksınız :).

STABD

Global Game Jam 2010'da bu sene Ankara çok keyifli zaman geçirip birçok güzel oyun geliştirdik. Açıkcası hepsine hak ettikleri ilgiyi göstermeyi isterdim ama ne yazık ki vaktim yok. Ama Dijital Oyun Kültürü blog'unda bu sene Ankara merkezinde geliştirilen oyunlar bir yazıda derlenmiş, bende kolaya kaçıp o yazının linkini veriyorum size.

Bu yazıda ise GGJ'de bizimle Ankarada olmasa bile İsveç'ten katılan iki arkadaşımın oyununu tanıtacağım. Oyunun adı Shapeshifting Tree Alien's Banana Deception. Eğlenceli bir platform oyunu. Bildiğiniz gibi bu sene ki tema "Deception - Aldatma" idi. Ayrıca bulundukları merkezde onlara verilen kısıtlama sözcükleri ise "Monkey (maymun), Donkey (Eşek) ve Key (anahtar)" olmuş. Oyunuda Adam Atomic'in ünlü flash oyun motoru Flixel ile geliştirmişler.

Oyunda iki karakter kontrol ediyoruz. Biri maymun ve diğeri eşek. Maymun daha yükseğe zıplayabiliyor ve duvarlardan sekerek zıplayabiliyor. Eşek ise daha uzağa zıplayabiliyor. Ayrıca yolda karşınıza çıkan maymunlar ve eşekler eğer aynı türdenseniz size zarar vermiyorlar. Oyunun basit retro grafikleri eski tarz platform oyunu havasına uymuş. Ayrıca GGJ'de bize sunulan opsiyonel hedeflerden biri olan oyun ses ve müziklerinin tamamını insan vücudundan çıkan seslerle yapma hedefini başarmak için bütün oyun seslerini mikrofon yardımıyla kendileri kaydetmişler. Bu da oldukça komik ses efektleri ortaya çıkarmış. Son olarak oyun oldukça zor ya da ben kötü bir platform oyuncusuyum :). Eğlenceli bir 5-10 dakika için ve oyunu bitirip bana hava atmak için deneyebileceğiniz bir oyun STABD.

Oyunu oynamak için tıklayın.

Canabalt


2009'un en başarılı yapımlarından biriydi Canabalt. Adam Atomic ve Danny B tarafından ortaklaşa geliştirilen oyun ömrüne bir flash oyunu olarak başlayıp ardından iphone'a port edilmiş ve iki platformda da oldukça çok ilgi görmüştü. Kesinlikle hak edilen bir ilgiydi bu.

Canabalt tek bir tuşla oynanan hızlı bir aksiyon oyunu. Oyunda arkaplanda bütün şehir büyük bir yıkıma uğrarken, yalnız bir adam yani siz binaların çatılarında koşarak ve bir sonraki binaya atlayarak bütün bu yıkımdan kaçmaya çalışıyorsunuz. Oyun tamamen prosedürel olarak yaratıldığı için her oynayışınızda oyun dünyası değişiyor. Güzel grafikleri, müzikleri, basit ama eğlenceli oynanışı ve siz başarılı oldukça artan adrenalin yükleyici hızı ile enfes bir oyun Canabalt. Sakın denemen geçmeyin.

Assemblee Sonuçları Açıklandı

TIGSource forumlarında sık sık ilginç yarışmalar düzenlenir. En son düzenlenen yarışmada bu haberimizin konusu olan Assemblee idi. Bu ilginç yarışmada ilk ay grafiker ve müzisyenler oyunlarda kullanılabilecek çeşitli grafik ve müzik parçaları hazırladılar. İkinci ayda programcılar ve tasarımcılar bu hazırlananları kullanarak oyunlar geliştirdiler. 2 ayda bitince sıra oylamalara geldi ve işte sonuçları karşınızdalar.
  1. Bitworld 72 oy (7.9%) – slick 2d/3d roguelike
  2. Dungeons of Fayte 63 oy (6.9%) – co-op action/RPG
  3. Realm of the Mad God 57 oy (6.2%) – massively multiplayer fantasy
  4. Mr. Kitty’s Quest 51 oy (5.6%) – explorey action adventure game
  5. BirdyWorld 38 oy (4.2%) – Zelda-like where players create the world as they explore
  6. Backworld 33 oy (3.6%) – platformer about painting
  7. Tiny Crawl 33 oy (3.6%) – streamlined room-based RPG
  8. s h i n e 32 oy (3.5%) – survival horror
  9. The King, the Queen and the Jester 29 oy (3.2%) – first person dungeon crawl
  10. Great Dungeon in the Sky 27 oy (3%) – platform game with many characters

Yarışmaya katılan bütün oyunlara buradan göz atabilirsiniz. Bunun dışında yarışmanın ilk kısmının kazanı da herkesin beklediği gibi süper Lo-Fi Fantasy Tileset'i ile Oryx oldu. Birinci bölümde üretilen bütün müzik ve grafiklere buradan (bi sürü resim var, dikkat) ulaşabilirsiniz, hepsi Creative Commons ile lisanslanmış durumda ve ticari olmayan projelerde kullanıma uygun.

Ayrıca forum mod'larından Melly Box Art Yarışması düzenlemiş, oldukça güzel çalışmalar mevcut.